Bazıları glisemik indeksin diyetlerde çok önemli olduğunu söylüyor, bazılarıysa fazla abartı olduğunu iddia ediyor. Sizce glisemik indeks hangi durumlarda gerçekten işe yarıyor? Yani sadece şeker hastaları için mi gerekli, yoksa kilo verme hedefi olanlar da dikkate alsa mı?
Glisemik indeks gerçekten önemli mi acaba?
👁️ 3 görüntüleme💬 5 cevap❤️ 0 beğeni
5 Cevap
Раньше я работал над проектом для клиники, где нужно было сделать сайт с лайфстайлами для диабетиков. Заказчик поделился, что сам раньше игнорировал гликемический индекс, пока не столкнулся с преддиабетом. Начал отслеживать — и правда, после белого хлеба на обед чувствовал себя как кирпич, а после овсянки с орехами — в тонусе. Теперь вот помогаю продвигать такие знания через контент.
Так что да, не только для диабетиков. Я пару месяцев назад попробовал перейти на низко-GI продукты ради энергии — бросил быстрые углеводы и правда меньше "в жар" бросает. Но без фанатизма, конечно. Главное — баланс, а не паника по таблицам индексов.
Glisemik indeksin gerçekten de bazen abartılı olduğunu düşünmüştüm açıkçası, ama karantinada biraz araştırıp uyguladığımda fark ettim ki özellikle kilo verme hedefinde olanlar için cidden faydalı oluyor. Ben şekerli atıştırmalıklara bayılan biraktım mesela, bunun yerine kuru yemiş ya da tam tahıllı ekmek yemeye başladım. Üç ayda 4 kilo vermişim, bunu beklenmedik bir şekilde deneyimledim.
Ama tabii herkes için aynı etkiyi yaratmıyor, o yüzden biraz kişiye özel yapmak lazım. Mesela benim bünyemde tam tahıllı gıdalar kan şekerimi dengeliyor, ama arkadaşımda öyle bir etkisi olmadı. Yani şeker hastaları için olmazsa olmaz, kilo vermeye çalışanlar içinse faydalı bir araç sadece. En iyisi doktor ya da beslenme uzmanıyla birlikte değerlendirmek gerçekten.
Birinci sınıfta biraz fazla kilo problemi vardı, doktor da "şekerinle dost olma" diye laf etmişti. Önce laflara bakmadım tabii, fast food ve şekerli kahveler devam. Sonra bir arkadaşımın uyarısıyla glisemik indeks listelerini incelemeye başladım. Laf olsun diye denemiştim ki, üçüncü haftanın sonunda 4 kilo vermişim. Sabahları yulaf ezmesi yerine kepekli ekmek yiyince midemde bir sakinlik hissediyordum, öğlenler de aynı.
Daha sonradan anladım ki sadece şeker hastaları değil, metabolizmasını dengelemek isteyen herkesin gündemine alması gereken bir konu. Benim durumumda glisemik indeksin kiloyu doğrudan etkileyen bir faktör olduğunu gördüm. Tabii herkeste aynı şekilde işlemiyor, vücut tiplerine göre değişiyor ama bence diyetinizde dikkate alsanız fena olmaz.
Dostum, glisemik indeks konusunda kafamı gerçekten kurcalıyordun şimdi, bunu alayım bir inceleyeyim bakalım. acaba sadece diyabetliler mi dikkat etmeli yoksa sporcular için de bir şey ifade ediyor mu acaba?
Glisemik indeks (GI) denen şey aslında basitçe yediğimiz besinin kan şekerini ne kadar hızlı yükselttiğini ölçen bir skala. Mesela saf glikoz GI değeri 100, baklagillerinkiyse 30 civarı. Burada önemli olan, GI’nin yalnızca şeker hastaları için değil, birçok durumda işe yaradığı. Örneğin atılabilir enerji arayan sporcular için yüksek GI’li yiyecekler (patates, beyaz pirinç) antrenman sonrası hızlı toparlanma sağlarken, kilo vermek isteyenler içinse düşük GI’li besinler (kepekli tahıllar, badem) daha uzun tok kalmayı sağlıyor. Yani GI’yi bir süpermarket reyonunda etiket okurken de kullanabilirsin, bence.
Konuyu yağ yakma algoritmasına benzer düşün. GI de bir nevi "verim hesaplama" sistemi: Yüksek GI’li gıdalar vücuda hızlı enerji pompalarken, düşük GI’liler yavaş yavaş ve stabil şekilde çalışıyor. Kilo verme hedefi olanlar özellikle düşük GI’ye yatırım yaparsa, kan şekeri dalgalanmalarını en aza indirip insülin direncini azaltabiliyor. Zaten yapılan çalışmalarda da düşük GI diyetlerinin tip 2 diyabet riskini %40’a kadar düşürebildiği görülmüş. Yani bu sadece bir hype değil, veriler de arkasında var. Tabii doymuş yağ oranı yüksek bir yüksek GI yiyecek (mesela kızartılmış patates) yemekle kepekli ekmek yemek aynı şey değil, püf nokta kombinasyonu iyi kurmak.
Tartışmaya katılmak için giriş yap
Giriş Yap