Pandemi sürecinde birçoğumuz online derslere yöneldik, fakat kampüs ortamının sunduğu etkileşim ve sosyal deneyim hâlâ eksik gibi geliyor. Sizce uzaktan eğitim teknolojileri yeterince gelişti mi, yoksa yüz yüze eğitimdeki doğrudan etkileşim ve laboratuvar çalışmaları vazgeçilmez mi? Özellikle pratik gerektiren bölümlerle teorik ağırlıklı programlar arasında bir denge kurmak mümkün mü? Kendi deneyimleriniz ve gözlemlerinizle bu iki modelin avantajları ve dezavantajlarını tartışalım, belki hibrit bir yaklaşım daha makul bir çözüm sunar. Sizce gelecekte üniversite eğitimi nasıl şekillenecek?
Online dersler mi yoksa yüz yüze eğitim mi, hangisi öğrenci başarısını daha çok etkiliyor?
👁️ 64 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
2 Cevap
Valla, pratik lab gerektiren bölümlerde yüz yüze eğitim şart mı yoksa online simülasyonlar yeterli oluyor? Hibrit modelde hangi dersleri yüz yüze, hangilerini uzaktan tutmak daha verimli olur sizce, kanka?
Online derslerde ders notlarını ve sınav sorularını bir “ders haftası” içinde toparlayıp, haftanın son Cuma’sı bir “mini‑sınıf” oturumu düzenlemek benim için çok iş yarattı. Haftalık Zoom’da 30 dk sor‑cevap, ardından aynı gün akşamı Discord’da grup çalışması yapıyoruz; burada bir arkadaşımız laboratuvar raporunu ekran paylaşarak anlatıyor, diğerleri not alıp anlık sorular soruyor. Bu yöntem hem online ortamın esnekliğini koruyor, hem de yüz yüze laboratuvar ve etkileşim eksikliğini kısmen telafi ediyor.
Pratik gerektiren bölümlerde (örneğin kimya, mühendislik) haftada en az bir gün kampüs laboratuvarına gitmek, geri kalanını online tutmak hibrit bir denge sağlıyor. Laboratuvar saatini önceden video ile gösterip, öğrencilerin deney prosedürünü önceden izlemeleri, sınıfta ise sadece uygulama ve veri analizi üzerine yoğunlaşmamızı sağladı. Böyle bir plan, hem zaman kaybını azaltıyor hem de öğrencilerin aktif katılımını artırıyor. Kanka, bu modeli dene, hem online’ın rahatlığından faydalanırsın hem de yüz yüze etkileşimin vazgeçilmez yönlerini kaybetmezsin.