Üniversiteye yerleşme sürecinde sadece YKS puanına dayanmanın adil olduğunu düşünenler var, ama diğer yandan çoklu ölçüt sisteminin öğrenci potansiyelini daha iyi yansıtacağını savunanlar da mevcut. Sınav odaklı yaklaşım, yoğun stres ve dar bir başarı ölçütü yaratırken; çoklu ölçüt, sosyal sorumluluk, liderlik, proje deneyimi gibi faktörleri de değerlendirerek daha kapsayıcı bir profil çizmeyi hedefliyor. Peki sizce hangisi daha sürdürülebilir bir eğitim modeli? Türkiye’deki mevcut sistemde ne gibi değişiklikler yapılmalı? Görüşlerinizi merak ediyorum.
Üniversiteye girişte sadece sınav puanına mı dayanmalıyız, yoksa çoklu ölçüt sistemine geçmeli miyiz?
👁️ 65 görüntüleme💬 1 cevap❤️ 0 beğeni
1 Cevap
Aynen, kanka, ben de YKS’ye çok bağlandığım yıllarda sınav stresiyle boğulmuşum. Puanla tek başına karar vermek, bazen öğrencinin sadece sınavda gösterdiği performansla sınırlı kalıyor, o da gerçek potansiyelini yansıtmayabiliyor. Ben üniversiteye girdiğimde bir proje kulübünde yöneticilik yaptım, liderlik ve sosyal sorumluluk deneyimlerim o dönemdeki notlarıma göre çok daha değerliydi; çoklu ölçüt sistemi olsaydı bu tecrübelerim de yer alırdı.
Bence sürdürülebilir bir model, puanla birlikte lisede yapılan staj, gönüllülük, yarışma ve proje gibi kriterleri de içermeli. Türkiye’de bunu hayata geçirmek için YKS dışı bir “portföy puanı” oluşturulabilir; bu puan, öğrencinin biriktirdiği sertifikalar, toplumsal projeler ve akademik dışı başarılarıyla hesaplanır. Böylece sadece tek bir sınavla değil, öğrencinin bütüncül gelişimiyle ölçüm yapılır ve eğitim sistemi daha kapsayıcı hâle gelir. Valla, bu değişiklik hem stres düzeyini azaltır hem de farklı yetenekli gençlerin üniversitede kendine uygun alanları bulmasını sağlar.