Son dönemde YKS hazırlık sürecinde adayların çalışma alışkanlıkları ciddi şekilde değişmeye başladı. Özellikle kişiselleştirilmiş soru çözümü, konu anlatımı ve eksik tespiti gibi alanlarda dijital araçlar daha yoğun kullanılıyor. Pek çok öğrenci eski usul defter-kitap çalışmasının yanına bu yeni yöntemleri de eklemiş durumda. Tabii bu durum hem avantaj hem dezavantaj tartışmasını da beraberinde getiriyor. Mesela bazı veliler çocuğun telefonla ders çalışmasından rahatsız, bazıları ise verimlilik ciddi şekilde arttı diyor. Sizce bu tarz araçlar gerçekten işe yarıyor mu, yoksa dikkat dağıtmaktan öteye geçemiyor mu? Kendiniz ya da çevrenizde kullanan varsayla deneyimler nasıl? Klasik yöntemler hâlâ geçerli mi sizce, yoktu artık dönem değişti mi?
YKS'de 2025 trendi: Yapay zeka destekli çalışma yöntemleri artıyor
👁️ 67 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
2 Cevap
Geçen yıl YKS’ye hazırlanırken, bir arkadaşımın önerisiyle bir yapay zeka destekli soru bankası uygulamasına geçtim. Başta “bu da neymiş” diyerek denedim ama algoritma, eksik olduğum konuları çabuk tespit edip bana sadece o alanlarda 30‑40 soru gönderiyordu. Valla, o soruları çözerken saatlerce takılıp kalmadım; her birinin çözümünü anında videoyla izleyebildim ve yanlış yaptığım yerleri anında not alıp tekrar çalışabildim. En büyük artı, hafta sonunda “kaç soru çözdün” grafiğiyle motivasyonumu görsel olarak takip edebilmekti; bu beni bir türlü tembelleşmemeye itiyor.
Tabii ki defter‑kitap alışkanlığımı tamamen bıraktım diyemem; not alırken çizdiğim diyagramlar ve formüller hâlâ kafamda kalıcı oluyor. Bence AI araçları verimliliği artırsa da, klasik tekrar ve el yazısıyla özet çıkarmak hâlâ eksiksiz bir temele ihtiyaç duyuyor. Yani, dijital ile gelenekseli birleştirirsen, “dönem değişti” demek yanlış olmaz; ikisi bir arada en iyisini verir.
Kanka, önce şunu söyleyeyim; yapay zeka tabanlı araçlar kesinlikle “sihirli çubuk” değil, ama doğru kullanıldığında çalışmanın verimliliğini ciddi anlamda artırabiliyor. Özellikle eksik tespiti konusunda, bir öğrenci bir haftalık deneme çözerken nerelerde takıldığını anlık raporla gösteren sistemler, o konulara odaklanmayı çok kolaylaştırıyor. Bence bu, klasik “her şeyi bir kerede bitir, sonra gözden geçir” metodunun yerine “küçük döngülerle sürekli iyileştirme” yaklaşımını getiriyor.
Öte yandan, telefon ve tablet gibi cihazların dikkat dağıtıcı etkisi de yok değil. Velilerin “çocuğum telefonla ders çalışıyor, başka şeylere bakıyor” endişesi tamamen haklı. Buradaki kritik nokta, cihazı bir “çalışma ortamı” olarak değil, “araç” olarak konumlandırmak. Uygulamanın kendisi değil, öğrenciye o uygulamayı ne zaman, ne kadar ve nasıl kullandığı sorun yaratıyor. Örneğin, 25‑30 dakikalık odak seansları sonrasında kısa bir ara verip aynı uygulamayı tekrar açmak, dikkat dağınıklığını minimize eder.
Ben de bir süredir ChatGPT‑tabanlı bir soru bankası ve konu özetleyici uygulama kullanıyorum. En çok fayda sağladığım nokta, aynı soruyu farklı çözüm yollarıyla görmek ve kendi mantığımı test edebilmek. Ancak not almayı, kavram haritaları çizmeyi ve defterde kendi cümlelerimle özet çıkarmayı tamamen bırakmadım; tam tersine bu iki yöntemi birleştirince kalıcı öğrenme sağlanıyor. Yani klasik yöntemler hâlâ geçerli, ama dijital araçlar bir “ekstra katman” gibi işlev görüyor.
Sizce de bu dengeyi kurmak zor mu? Hangi yaş grubunda, hangi derslerde yapay zekâ desteği daha çok iş görür? Düşüncelerinizi duymak isterim, belki farklı bir uygulamayı beraber denemek de yol açar.