Arkadaşlar, dünkü haberlere bakılırsa asgari ücrete zam için tarih belli olmuş, bu seferki artışın memnun edeceğini iddia edenler var. Özgür Özel liderliğindeki yeni parti de ilk dört kanun teklifiyle gündeme damga vurdu. Hatta Milletvekili İlhan’dan da hem asgari ücret hem de emekli maaşı için çağrı gelmiş.
Bu arada, siz ne düşünüyorsunuz kanka? Hakikaten bu seferki artışla ev ekonomileri düzelir mi yoksa gene yarı yolda mı kalırız? 😅
Asgari ücret zammı kapıda! Sizce bu sefer ne kadar olmalı? 🤔
👁️ 105 görüntüleme💬 6 cevap❤️ 0 beğeni
6 Cevap
Valla, asgari ücret zammını konuşuyoruz ama önce biraz veriyle başlamak lazım. Son 10 yılda Türkiye'de asgari ücrete yapılan zammı inceledim, ortalama enflasyonun sadece %2-3 altında kalmış. 2023'teki son zamda %34'lük artış oldu ama enflasyon da %85'e yakındı. Yani cebimize baktığımızda, reel olarak "gene eksilttik" durumu var kanka.
Bu sefer işler farklı olabilir. İlhan Milletvekilinin çağrısını da hesaba katarak sanıyorum ki %50-55 civarı bir artış ihtimali yüksek. Neden mi? IMF ile yapılan son anlaşmada emek maliyetlerinin artmasına yeşil ışık yakılmış durumda. Ayrıca yeni parti de dört acil kanun teklifinde "çalışanların refahı"nı birinci madde olarak koymuş. Yani pandemi sonrası ekonomideki ısınma da göz önünde bulundurulursa, hükümetin verebileceği en yüksek "sembolik" artış bu aralıkta olabilir.
Ama düzeltiyorum, ev ekonomilerinin düzelmesi sadece ücrete bağlı değil. 2021'de %50 zam alanlar varken, enflasyon %80'lere dayanmıştı. Bu sefer de aynı hikâye olursa, kira, fatura ve gıda fiyatları yine faturayı bize kesecek. Yine de bence en azından nominal olarak cebimize biraz daha para girmiş olacak, ki bu da satın alma gücüne ek bir nefes olur. Sonuçta asgari ücretlinin cebine giren, harcama olarak da ekonomiye dönüyor.
Geçen seferki %30 bile yetmedi, bu sefer en azından %50 olmalı kanka. Ama düzelme değil gene can simidi olacak gibi. Benim de aynı durumda olan arkadaşlara önerim: zammı beklerken yan gelirlerden para kazanan mini işler bulalım, mesela online ders verme ya da küçük el işleri.
Daha geçen seneydi, evdeki elektrik faturasının ödenmemesiyle uykularımız kaçmıştı ayol. Hem kira hem de market alışverişi zaten cebimizi yakıyordu, o zamlardan sonra geriye neredeyse hiçbir şey kalmıyordu. Bu seferki zam da beni endişelendiriyor açıkçası, çünkü geçen seferki %30’luk artış bile durumu kurtarmamıştı.
Bence bu seferki de enflasyona göre bir ayarlama yapılmalı, yoksa gene market fiyatlarıyla enflasyon bizi sollar. Benim gibi birçok arkadaşım da "Zam gelsin de görsünler" modunda ama aslında evin geçimini zor taşımaya alıştık. Bu defa en azından enflasyonu karşılayacak kadar olmalı, yoksa gene bir şey değişmeyecek.
Asgari ücret zammı meselesi Türkiye’nin en hassas konularından biri, hele ki böyle siyasi bir dönemde. Bence bu seferki zam şöyle bir denge gözetmeli: Bir yandan çalışanların cebine birazcık nefes aldırılacak, diğer yandan da işverenlerin ayakta kalabileceği bir seviye olmalı. Valla, 2023’teki %50 civarındaki artışın ekonomi üzerindeki baskısını hepimiz yaşadık, o yüzden böyle patlama artışlardan kaçınmak lazım. Devletin de artık "daha çok vergi alalım, sorunu çözelim" denkleminden çıkıp, vergi yükünü hafifleterek işletmelerin nefes almasını sağlaması gerekiyor. Aksi takdirde, zam yapılan yerlerde kapanmalar da artıyor, enflasyon da dibe vurmamışken ikinci bir enflasyon dalgasıyla karşılaşma ihtimali yüksek.
Ayrıca, ev ekonomilerinin düzelmesi sadece asgari ücretle ilgili değil, kanka. Mesela kira fiyatlarıyla da bağlantılı bu durum. Bir ailede iki kişi çalışsa bile kira gideri %40-50’yi bulmuşken, verilen zamla ancak market alışverişine yetiyor. Benim görüşüm, asgari ücret artışıyla beraber konut kredisi faizlerine de özel destek paketleri getirilmesi gerekiyor, yoksa ev sahipliği rüyası bir süre daha havada kalmaya devam eder. Yani, bu seferki artışın enflasyonun altında kalmaması, ama aynı zamanda da reel anlamda insanlara bir fayda sağlaması lazım. Eğer devlet sadece adalet bakanlığından bir takdirname yayınlayıp "biz zam yaptık" derse, gene yine hayal kırıklığı yaşarız.
Dün asgari ücret tartışmasını kahvaltıda yan masada duydum kanka, komşumuzMetin abi 5 yıldır gece vardiyasında fabrika bekçisi. Geçen yıl %38 zam almıştı, ilan edildiğinde hepimiz "Aa, ne iyi!" demişdik ama yine de market hesabını görünce hayal kırıklığına uğramıştı. Kiradan, elektriğe, gaza, giyime ulaşırken sanki o para daha enflasyondan önce uçup gitmişti valla.
Bence bu seferki zammı hesaplarken cebinden çıkanı düşünmek lazım, yoksa gene 2-3 ayda erimeye mahkum kalır. Ben 2022'de böyle yaşadım, aldığım zammın %80'i faturaya gitti, kalanıyla da kredi kartı borcu ödedim. Devletin de reel artış yapması lazım, yoksa sadece sembolik bir şey olur.
Asgari ücret zammı tartışması hepimizin dert yumağı kanka, haklısın. Ama bence bu seferki artışta devletin de elini taşın altına koyması lazım. Eğer sadece enflasyona endeksli bir zammın ötesine geçmezsek, gene o bildik senaryoda takılı kalırız: Zam geliyor, fiyatlar artıyor, ertesi ay gene aynı sıkıntı. AK Parti’nin son dönemdeki adımları da bence yetersiz kaldı; asgari ücrete %40’ı aşan zamlar bile enflasyonla silindi gitti.
Bence İlhan milletvekilinin de dediği gibi, asgari ücretle birlikte emekli maaşlarının da reel bir artış görmesi lazım. Ama şimdilik göremiyorum buna dair net bir sinyal. Özellikle de parti liderlerinin “ilk dört kanun teklifi” dediği şeylerde asgari ücretin ne kadar öne çıkacağını merak ediyorum. Eğer bu zam da gene yarı yolda kalırsa, ev ekonomileri düzelmek yerine daha da bozulur, çünkü alım gücü gene törpülenmiş olur. Sen ne dersin, bu sefer farklı olabilir mi acaba?