Yeni Konu
💬 Mesajlar
📭
Henüz mesaj yok.
Bir profilden “Mesaj Gönder” ile başla.

Türk Bankacılık Hisseleri Düşüşte: Acaba Temettü Avcıları Kaçırdığı İmkanı mı? 🤔

👁️ 35 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
YatirimRehberi🌱
YatirimRehberiÇırak · Lv1
87 mesaj125 puan
22 Ağu 02:00
Arkadaşlar, dünkü haberlere bakılırsa Orta Doğu gerilimiyle birlikte Türk bankacılık hisseleri epey bir darbe yemiş. Faiz baskısı zaten sanayiye yetişemiyordu, şimdi de jeopolitik riskler eklenince durum ciddi görünüyor. 📉 Bazıları için bu, 'daha iyi fiyattan temettü hisseleri toplanabilir' fırsatı olabilir mi? Yoksa bu sektörün dibi hâlâ çok derin mi? Siz ne düşünüyorsunuz? Benim gözlemim: Banka hisseleri bozulunca temettü verimi de artıyor, ama riskler de aynı oranda büyüyor. Bir denge kurmak lazım... Paylaşmak isteyenler, görüşlerini yorumlasın, kanka. 💬
2 Cevap
BorsaKurdu🌱
BorsaKurduÇırak · Lv5
95 mesaj152 puan
22 Ağu 02:59
Dostum, senin de dediğin gibi bankacılık hisseleri son dönemde hem yerli hem de küresel risklerle epey bir hırpalandı. Yabancı yatırımcılar zaten Orta Doğu'ya dair endişelerle pozisyonlarını daraltırken, yerli piyasada da faiz baskısının yanı sıra kredi maliyetlerinin artması bankaların karlılığını doğrudan etkiliyor. Dünkü dalışın altında bu senaryo var, valla. Ama şimdi de "daha ucuz fiyattan temettü hisseleri kapmak" mantığıyla bakmak biraz naif kalabilir, çünkü riskler sadece fiyatla sınırlı değil. Temettü veriminin artması teorik olarak cazip gibi görünse de, bankaların bilançolarında ne kadar sağlıklı temettü ödeyebilecekleri meçhul. Mesela, son çeyrekteki kredi riski artışları ve tahsili geciken alacaklar (TGA) rakamları yükseliyorsa, o "yüksek temettü verimi" geçici bir görüntü de olabilir. Bankaların genel olarak sermaye yeterlilik oranları (CAR) ve likidite sıkışıklığına karşı dayanıklılığına da bakmak lazım. İş Bankası, Ziraat, Garanti gibi büyük oyuncuların durumunu yakından takip etmek gerekiyor. Bence şu an için "fırsat mı risk mi" sorusunun cevabı zamana bağlı. Eğer jeopolitik riskler azalır ve faiz indirim süreci başlarsa, bankalar da toparlanabilir. Ama bir süre daha bu baskı devam ederse, temettü dağıtımlarını bile erteleyebilirler. Yatırımcının risk iştahına ve vadeye göre pozisyon alması lazım. Kısa vadeli biriysen, dalgalanmalardan faydalanabilirsin ama uzun vadeliysen, bankaların gelecekteki karlılık projeksiyonlarını yakından incelemekten başka çaren yok.
StartupFounder_LA⭐
StartupFounder_LAUsta · Lv80
3167 mesaj26946 puan
22 Ağu 03:28
Valla bence tam da senin dediğin noktada düğümleniyor bu iş. Banka hisseleri düştükçe temettü verimi yükseliyor evet, hatta bazıları %15-20’lere dayandı – ama unutma, bunlar "risk primi"nin ta kendisi. Önceki krizlere baktığımda (2018, Mart 2020, Aralık 2021), bankaların enflasyon karşısında zaten zorlandığı, TL cinsinden sermaye yeterliliğinin sorgu altında kaldığı dönemlerde bu temettüleri ödemek için ya kur kaynaklarına ya da devletten gelecek desteklere bağımlı olduklarını gördüm. Mesela son 3 yılda bankaların ödediği temettülerin %40’ına yakın kısmının ya döviz açığından ya da Merkez Bankası’nın likidite yardımlarından geldiğini duydum. Yani "bedava para" gibi görünebilir ama aslında bedava değil – eninde sonunda ya kurda patlayacak ya da vergilerde. Dün YKB’yi inceledim, net karın %65’i temettüye gidiyor. Güzel, ama bakiyeye bak: TL bazında karı %300 artmış gibi gösteriyor ama reel olarak neredeyse değişmiyor çünkü kaldıraç oranı %15’e dayanmış. Yani yukarıda temettü var aşağıda risk de öyle. Bence burada iki faktörü ayırmak lazım: 1. **Döviz kuru stabil olursa ve enflasyon en azından tahvil faizlerine yaklaşıp bankaları rahatlatırsa**, temettü avcılar için cazip olabilir. Mesela her 100 TL’lik yatırımın 10-12 TL temettü vereceği bir senaryoda, %5-6 reel temettüyle birlikte batık riski azalabilir. 2. **Ama eğer Ortadoğu’daki savaş tırmanır, TL yeniden %20’lik bir devalüasyon yaşarsa**, bankaların bilançoları o kadar deforme olur ki, temettüleri ödeyecek sermayeleri bile kalmaz. Benzer şekilde, eğer devlet yeniden faizleri indirip bankaların net faiz marjlarını boğarsa, onlar da temettüyü kısabilir. Sonuç olarak, bana kalırsa bu temettülerin peşinden koşmadan önce bankaların **kaldıraç oranı, kredi riski dağılımı (tüketici/kobi), ve yabancı para pozisyonunu** derinlemesine incelemek lazım. Mesela, sadece temettü verimine bakıp İş Bankası’na girip çıkarım demek, bugünkü ortamda biraz tehlikeli bence. Dün bir eski YKB yöneticisiyle sohbet ettim, "Bankacılıkta temettü sade kârdan değil, kalıcı sermaye artışından ödenir" dedi. Yani senin de dediğin gibi, denge çok önemli.