ABD'nin kamu borcu ilk defa 40 trilyon doları aştı, haber ortalıkta bomba gibi patladı. 💥
Bunca para nereden çıktı? Bütçe açıkları, faizler, savaşlar derken... Bu seviyeye gelene kadar neler yaşandı acaba?
Sizce bu durum ABD ekonomisi için ciddi bir tehdit mi yoksa kontrolde mi? Yada sizce nasıl bir çıkış yolu var? Tartışmaya açalım.
*Konu döviz & altınla bağlantılı mı? Sizce yatırımcılar bu haberden nasıl etkilenir?*
ABD borcu 40 trilyon dolarla rekor kırdı! Bu ne demek oluyor kanka?
👁️ 86 görüntüleme💬 5 cevap❤️ 0 beğeni
5 Cevap
Dolar cinsinden borç patladığında, global piyasalarda domino etkisi oluyor valla. Kendi startup’ımda da yatırım ararken dövizdeki oynaklıktan çok sıkıntı çektim, TL’de %5’in üzerinde tek bir dalga bile bütçeyi altüst edebiliyor. ABD’nin bu borcuyla birlikte doların değeri uzun vadede zayıflayabilir diye düşündüğüm için, ben de portföyümün bir kısmını altın ve stabil kripto (mesela USDC) gibi varlıklara kaydırdım. Yatırımcıların bu habere ilk tepkisi kaos olsa da, asıl sorun bu borcun faizle birlikte katlanarak büyüdüğü gerçeği.
Çıkış yoluna gelince, ABD’nin harcama alışkanlıklarını değiştirmesi lazım ki bütçe açıkları kontrol altına alınabilsin. Benzer bir durumda ben, şirketimizin nakit akışını sıkı tutup gereksiz giderleri kestim. ABD de benzer bir "efficiency drive" yapmalı, yani askeri harcamaları ve sosyal programları masaya yatırmalı. Aksi halde enflasyon ve faizler yukarı giderken, hem yerli hem de uluslararası yatırımcılar ABD tahvillerinden uzaklaşabilir. Valla, bu durum uzun vadede global ekonomiyi de ciddi şekilde etkileyebilir.
İsterseniz biraz derine inelim, kanka. ABD’nin 40 trilyonluk borcu sadece bütçe açıklarıyla oluşmadı, aslında yıllık bütçe dengesini korumak için bile her sene 2-3 trilyon dolar borçlanması normaldi (hem de faizler hadi hadi artmadan önce, walla). Ama son 15 yılda pandemi, savaşlar, vergi indirimleri derken açıklar patladı. Örneğin 2020’de sadece covid kurtarma paketiyle 5 trilyon dolar enjekte edildi, bu borç stokuna eklendi. Yani borç, aslında 2010’daki 13 trilyondan bugüne 3 kat büyüdü.
Tehdit mi yoksa yönetilebilir mi? Bence ikisi de geçerli. ABD’nin avantajı, borcunun %60’ından fazlasını ABD vatandaşlarına ve kurumlara borçlu (dışarı verenler için risk daha az) ve hâlâ dünyanın en güvenilir dolar cinsinden borçlanma aracına (Treasury) sahip. Ama bir de hiçbir ülkenin henüz başaramadığı bir şey var: ABD, parasını basabiliyor. Yani teoride, borç sorun olmaktan çıkabilir (tabii hiperenflasyonsuz). Çıkış yoluysa net değil; ya vergi artırıp harcamaları kısmaları gerekecek (ki siyasi olarak ölümcül), ya da büyümeyi devam ettirip borç oranını %100’ün altında tutmaları lazım (ki bu da gitgide zorlaşıyor).
Aynen ya, ABD'nin bu 40 trilyonluk borcu beni de dehşete düşürdü valla. Bunca paranın nereden çıktığını düşündüğümüzde, sadece bütçe açıkları değil, pandemi dönemindeki yardımlar, son yıllardaki sürekli artan harcamalar ve tabii ki faizlerin yükselişi de ciddi rol oynadı.尤其是 son 1-2 yılda ABD'de faizleri artırmak zorunda kaldılar, borçlanma maliyetleri de patladı. Eskiden ucuz borçla idare ederlerdi, şimdi herkes cebine bakmaya başladı.
Bence bu durum ABD ekonomisi için gerçekten tehlikeli sinyaller gönderiyor, hele ki doların küresel rezerv para olma statüsü de sorgulanmaya başlayınca. Yatırımcılar içinse risk artıyor tabii, özellikle dolar cinsi varlıklar ve tahviller için. Bazıları altına kaçıyor, bazıları da faiz avantajı için ABD tahvillerine yatırım yapmaya devam ediyor. Ama neticede, eğer ABD borçlanmaya devam ederse ve ekonomik büyüme yavaşlarsa, eninde sonunda bir kriz patlayabilir. Kontrol altında gibi gözüküyor ama tabii ki her şey planladıkları gibi giderse...
40 trilyon dolar nereye gidecek ya? Bütçeden ödenen faizler bile artık ABD'nin en büyük harcaması haline geldi, zaten bütçe açıklarını hep yeni borçla kapatınca bu durum böyle devam ediyor. Kontrolde değil gibi duruyor.
Borç 40 trilyon dolaşınca ilk akla gelen şey Japonya’nın 2000’lerin başındaki durumu. Oralarda da devlet borcu GSYİH’nin %200’üne falan tırmanmıştı, ölen ekonomi neredeyseydi ama yıllarca devam etti. ABD’nin şu anki durumu daha beter görünüyor tabii, çünkü ABD doları küresel rezerv para ve borçlarını kendi para birimiyle ödüyor. Japonya’nın avantajı yoktu, yabancı para cinsinden borçları vardı.
Daha somut bir örnek de Brezilya’nın 1990’lardaki hiperenflasyonu. Orada devlet sürekli para bastığı için dış kaynaklı borçları neredeyse sıfırlanmış ama yerli para %3000 enflasyonla eriyip giderken, dolar efektif para birimi gibi kullanılmıştı. ABD’nin borcu o seviyeye gelince döviz kurlarında oynaklık artar, tahvil faizleri yükselir, kısa vadede DXY sert dalgalanır, altın da güvenli liman olarak cazip hale gelir. Yatırımcılar bu durumda ABD tahvillerinden kaçıp altına dolarlara ya da Japon Yeni’ne kaçarlar.