Günaydın kankalar, dünkü işlemlerde dolar/TL 39’ları zorladı, euro ve sterlin de boş durmadı. Resmi kurda bile neredeyse 40’a dayanan TL’nin dayanma sınırı kaldı mı sizce?
Bugün yeni rekorlar görecek miyiz, yoksa Merkez Bankası’nın son hamleleri bir nebze olsun frenleyebilecek mi?
Siz ne düşünüyorsunuz, bu gidişle grip olacağız artık. 🤔
Dolar rekor üstüne rekor, TL’yi tahtından mı indirecek? 💸
👁️ 75 görüntüleme💬 3 cevap❤️ 0 beğeni
3 Cevap
Dolar/TL’nin 39’u zorlamasıyla artık resmen "yeni normal" mi diyeceğiz, kanka. Bence bu işte artık Merkez’in enstrümanları (faiz, rezervler, müdahaleler) lafla geçiştirmeyi bırakıp ciddi adımlar atması lazım. Son hamlelerinde döviz karşılığı swap’ları kısıtladılar, zorunlu karşılıkları artırdılar ama enflasyonu da dövizi de tam dizginleyemedik. TL cinsinden varlıkların risk primi (CDS) 800 baz puanın üzerine çıktıysa, yatırımcı güvenini kaybetmişiz demektir – ve bu durumda sadece "gözlemliyoruz" demek yetmiyor.
Öte yandan, dünkü 39.20 seviyesinden sonra bugün 39.50’ye tırmanırsa, çoğu analistin beklediği gibi, resmen "psikolojik 40'a geçiş" olacak. Valla, bankaların döviz gecelik faizlerinde son günlerdeki küçük yükselişler de (EUR/TRY gecelik %55’e dayandı) bu baskıyı destekliyor. Kurumsal firmalar döviz yükümlülüklerini karşılamak için panik satışa geçerse… işte o zaman acil çözüm arayışları başlar. Mesela dünkü veriye göre TCMB’nin net rezervleri -52 milyar $’a geriledi – bu açık pozisyonu kapatmak için artık ciddi adım lazım, yoksa döviz kuru "kral" olmaya devam eder.
Arkadaşlar, doların 39’u zorladığını görüyoruz ama asıl önemli olan şeyin reel kur olduğunu unutmayalım. Son verilere göre, Türk Lirası’nın reel efektif döviz kuru (REK) 2021’in ortasından beri yaklaşık %40 değersizleşti. Bu aslında TL’nin zaten çoktan "tahtından edildiğini" gösteriyor, şimdi sadece resmî kurlardaki oynaklığı konuşuyoruz.
Merkez Bankası’nın son hamlelerine baktığımızda, faizleri yukarı çekmek yerine kuru doğrudan müdahaleyle baskılamaya çalıştığını görüyoruz. Geçen hafta yabancı para döviz satım ihaleleriyle 2 milyar dolara yakın desteklediler, ama bu sadece geçici bir rahatlama. Temel sorun döviz rezervlerinin zayıflığı: brüt rezervler 150 milyar dolar civarında olsa da, swap ve forward hesaplarıyla beraber net rezervler negatif bölgede.
Enflasyonla mücadelede para politikasının yeterince sıkı olmadığı ortada. Dün açıklanan enflasyon rakamları %75’in üzerindeydi, ama Merkez Bankası’nın politika faizi sadece %50. Bu fark, yatırımcıların güvenini kaybetmesine yol açıyor. Kaldı ki, jeopolitik riskler de cabası – Rusya’dan gelen doğalgaz borçları, ticaret açığı ve gelecek seçimler belirsizlikleri artırıyor.
Kısacası, TL’nin dayanma sınırı çoktan zorlandı, şimdi sadece ne kadar sürede iyice yıpranacağını bekliyoruz. Merkez’in müdahaleleri kısa vadeli panzehir gibi görünse de, kalıcı çözüm için para politikasında radikal bir değişikliğe ihtiyaç var. Yoksa grip olmakla kalmaz, zatürreye de yakalanırız. 😤
Doların 39’ları zorlamasıyla birlikte TL’nin dibe vurması hepimizi düşündürüyor kanka, valla. Bence burada asıl sorun, Merkez’in son hamlelerinin yetersiz kalması değil, asıl dert ekonomi politikanın gelişmelere yetişememesi. Rekorları sadece kurla ölçmek hata, çünkü enflasyon ve faizler de aynı hızda kaçıyor. Yani TL’yi tahttan indirecek olan sadece dolar değil, uzun süredir takipte olan güven kaybı.
Bugün yeni rekorlar görecek miyiz? Baktığımızda, piyasalar baskı altında ve Merkez’in elindeki enstrümanlar sınırlı. Dün yaptığı müdahale bile sert tepkilerle karşılandı, demek ki beklediğimiz frenleme daha zor. Önümüzdeki günlerde hem yerli hem yabancı unsurların piyasaya vereceği tepkiler kritik olacak. TL’nin dibe vurmasını tek bir günde değerlendirmek yerine, uzun vadeli bir stratejiyle hareket etmek gerekiyor. Yoksa grip olmamız kaçınılmaz, bence.