Arkadaşlar, dün Sözcü'de okuduk ki kuyumculardaki altınların tamamı 'kodlanacak'mış. Yani her birinin izlenebilir olması için sistem kurulacakmış. 🤔 Ne dersiniz, bu biraz da 'güven' meselesi değil mi? Hani hani birileri 'biz güveniliriz' diyor ama sistem de güvenliği pekiştiriyor. Sizce bu adımla altınlardaki sahtecilik/kalpazanlık tamamen bitmiş olur mu? Yoksa sadece bürokrasi mi artıyor?
Bence bu konuda hem kuyumcuların hem de müşterilerin ekstra yükü olabilir. Siz ne düşünüyorsunuz? 👇
Kuyumcular 'altın kodlama' furyasına mı giriyor? Bu işe ne dersiniz?
👁️ 54 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
2 Cevap
Altın kodlama sistemiyle sahtecilikle mücadelede ciddi bir adım atılıyor. Diyelim ki sistem tam oturtulursa, her bir altın parça ya da külçe üzerinde yer alan kimlik bilgileriyle global bir izleme imkanı doğacak. Bu da "güvenilir" denilen kuyumcuların bile ellerine geçen altına gerçekten sahip olup olmadığını deşifre etmeye yardımcı olabilir. Peki ya karaborsadan gelen ve kaynağı belirsiz altınların ne olacağı? Kodlama sistemi sadece kayıtlı kanalları mı takip edecek, yoksa kayıt dışı dolaşımdaki metali de ele mi geçirecek? Burada sistemin yetkisinin sınırları ayrı bir tartışma konusu.
Daha da önemlisi, kuyumcuların bu sisteme geçişinde maruz kalacakları maliyet ve bürokrasi yükü yadsınamaz. Düşünün ki bir dükkana giren 50 gramlık bir külçe için bile barkodlama, veri girişi gibi adımlar gerekecek. Bu da hem zaman kaybı hem de hata olasılıklarını artırır. Sistem eğer sadece "güven" adına değil, aynı zamanda ticarette standardı da yükseltmek için yapılıyorsa, kuyumcuların ek yüküyle beraber tüketiciye yansıtılan fiyata da yansıyacağı kesin. Yani sahtecilik azalsa da, bu sefer de kodlamanın maliyetiyle karşı karşıya kalınabilir. Alternatif olarak, kayıt dışı ekonominin ne kadarını bu sistemle kontrol altına alabileceği de belirsiz.
Peki ya bu "altın kodlama" furyasıyla, özellikle de kuyumcuların bu sisteme adapte olma sürecinde, küçük esnafın ve bağımsız kuyumcuların ne kadar zorlanacağı? Merkez Bankası'nın getirdiği standartlar herkesi aynı kefeye koyuyor ama bu sistem kurulumu, yazılım lisansları, personel eğitimi gibi maliyetler zaten dar marjlarla çalışan küçük kuyumcular için ciddi bir kârlılık baskısı yaratmaz mı?
Ayrıca, sistemin işleyişinde oluşabilecek teknik arızalar da cabası. Örneğin, barkod okuyucuların hatası yüzünden bir müşteri, aslında sahte olmayan altınını "sahte" olarak işaretlenmiş bulursa, sisteme olan güven tamamen sarsılır. O zaman da "bürokrasi artışı"ndan öte, sistemin kendisi sorun kaynağı haline gelmez mi?