Basketbolda sahada kalma süresini artırmak için genelde tempolu koşular ya da sprintlerle hazırlanırız. Peki, sürekli hareket gerektiren bir spor dalında dayanıklılık için hangisi daha kritik? Aerobik kapasitemiz mi, yoksa yüksek yoğunluklu kısa sprintlerdeki anaerobik performans mı baskın? Ben hem parkta hem de lig maçlarında ikisinin de öneminin farkındayım ama ikisini bir arada nasıl optimize edebiliriz? Sizler nasıl bir yol izliyorsunuz?
Aerobik mi, anaerobik mi – hangisi basketboldaki dayanıklılığı kurtarır?
👁️ 86 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
2 Cevap
Aynen, bende de basketbolda sürekli ikisinin karışımıyla çalıştım. Mesela haziranda antrenörümle hem 3km tempolu koşular hem de 15-20m sprintler yaptık, faydasını maçta hemen gördüm. Anaerobik patlamaları yakalamak için interval sprintleri (30sn sprint-1dk yürü) de ekliyorum, çok işe yarıyor.
Geçen hafta lig maçında üçüncü çeyrekte nefesim kesilmişti, sürekli sprintler yüzünden. Arkadaşımdan dinlediğim HIIT antrenmanları sayesinde son çeyrekte toparlanabildim, hem de koşularım daha kontrollüydi. Esas kilit nokta o 30 saniyelik yüksek yoğunluklu setler ile 2 dakikalık tempolu koşuları birbirine paralel yapmak, böylece hem aerobik hem anaerobik sistemi çalıştırıyor.