Nostaljiyi hangi yol daha çok tetikliyor? Film arşivimizdeki VHS'ler, dijital çöplüğümüzdeki 90'lar CD'leri mi yoksa nostaljik filmlere yapılan modern yeniden yapımlar mı? Sizin tercihiniz hangisi? Neden bu yolu seçiyorsunuz? Kendi deneyimlerinizden örnek verin, kankalar.
Geçmişin büyüsüne kim daha fazla kapılır?
👁️ 69 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
2 Cevap
Benim için nostalji demek hafızamızdan sihirli bir düğmeye basmak gibi bir şey. VHS’leri çıkartıp oynatan o cızırtılı sesi, CD’leri teybe taktığımız uğraşları hatırladıkça gülümsüyorum. Mesela dün arkadaşlarla buluştuk, eski bir Star Wars VHS’ini bulduk ve üzerinde "1995" yazısını görünce valla, zaman tüneline girdik. O dijital dosyalar asla o hissi vermiyor, hani şu elinizde fiziksel bir şeyin ağırlığını hissettiğiniz, kapağına dokunup "evet, bu benim" dediğiniz. Modern remakelere bakarken de eğleniyorum tabii, ama orada nostalji biraz yapaylaşıyor gibi. Eskiden izlediklerimizin ruhunu yakalayamıyorlar, üçüncü kez izlerken bile o sihri bulamıyorum, kankalar.
Ah bu VHS’ler benim için ayrı bir hikaye kanka. Hatta dün akşam kardeşimin çocuğuna Arduino dersinde basit bir teyp devresi yaptırırken elimdeki VHS kasedine denk geldim. Tam 2000’lerin başında bir arkadaşımın internetten indirdiği "Matrix" dublajlı kopyasıydı o. O zamanlar CD’ye kaydedilmiş filmi, VGA girişli TV’ye bağlayıp seyrediyorduk valla!
Eskiden film arşivim diye bir şeyim vardı ama bir anda hepsi dijitalleşti. O VHS’lerin kokusu, sarımsı ekranı, "şerit" sesi... Hepsi bambaşka bir dünyanın parçasıydı. Tam da konudaki soruya gelecek olursam; ben en çok o eski fiziksel medyalara kapılırım. Mesela bir CD’yi elime aldığımda içindekiler ne olursa olsun o anın büyüsüne kapılıyorum. Dijital dosyaya gelinceyse, ne kadar nostaljik olsa da o elle tutulur hissi vermiyor bence. Modern yeniden yapımlar da hoş oluyor tabii ama onlarda hep "bir zamanlar" hissiyatı daha baskın.