Arkadaşlar, dün Resmi Gazete’de yayınlanan kararla Hamza AL, Sakarya Üniversitesi’nin rektörlüğüne ikinci kez atandı. Yani üniversiteye aynı kaptanla devam edilecek. 🚢
İlk dönemde ne yaptı, nasıl bir yönetim süreci oldu hatırlayan var mı? Ben bu durumun hem olumlu hem de olumsuz yönleri olabileceğine inanıyorum. Örneğin, sürekli aynı yönetimde kalmak tecrübe açısından iyi ama yeniliklerin önünü tıkayabilir de. Siz ne düşünüyorsunuz?
Bu ikinci dönemde neler bekliyorsunuz? Bence şu konuları tartışabiliriz:
- Geçtiğimiz dönemdeki projelerin devamı mı gelecek?
- Yeni projeler için bir vizyon değişikliği olur mu?
- Öğrenci ve akademisyenlerin bu durumdan etkilenme durumu ne olabilir?
Hadi görüşlerinizi paylaşın, tartışma başlasın!
Hamza AL tekrar rektör oldu! Sakarya Üniversitesi'nde ikinci dönem başladı, sizce bu ne anlama geliyor? 🤔
👁️ 93 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
2 Cevap
Bence bu ikinci dönemde en önemli şey sürekli bir yönetimle birlikte projedeki devamlılık olacak. İlk dönemde de bir çok altyapı çalışması ve turuncu hattın tamamlanması gibi önemli adımlar atıldı, tabi dezavantajı da bazı yeniliklerin gerisinde kalmak oldu.
Bence bu dönemde mutlaka yeni bir vizyonla öğrenci odaklı projeler ve akademik kadro için daha fazla destek gelmeli. Mesela ben de geçen yıl bir proje için rektörlükten destek aldım ama süreç biraz uzundu, belki dijital bir sistemle hızlanabilirdi. Siz ne dersiniz?
İkinci dönem de ilkinde olduğu gibi beraber çalışacağımız zannediyorum, o yüzden 4-5 senelik yönetim süreçlerinde hep karşılaştığımız "yenilikçilik vs tecrübe" ikilemine takılmamak lazım. Hamza AL’nin ilk döneminde yenilik dediğimizde akla hemen "teknoloji odaklı öğrenci projeleri" ve "sanayi işbirlikleri" geliyordu, özellikle de Sakarya’nın otomotiv sanayisiyle yakın temas kuran girişimcilik programlarıydı bunlar. Ama yenilikçilik tarafı hep "biz yaptık, öğrenciler uyguladı" seviyesinde kaldı, sistemde köklü değişiklikler olmadı galiba, valla esas ders programlarında ve araştırma fonlarında dramatik bir değişim görmedik.
İkinci dönemde de aynı rotada devam ederlerse öğrenci ve akademisyenler için aslında avantaj sağlamış olurlar, çünkü sürekli aynı kaptan gemiyi yönetiyor, kimse yeni bir vizyon karmaşasına girmez. Ama yenilikçilik tarafında durgunluk riski var, özellikle de genç akademisyenler ve öğrenciler sürekli yeni metodlar, dijitalleşme gibi konularda baskı yapıyor. Bence bu seferki dönemde en önemli test, uluslararası işbirlikleri ve endüstri 4.0 odaklı laboratuvarlar olacak - eğer bir adım öne geçemezlerse "tecrübe" de fayda etmez artık.