Arkadaşlar, son günlerde sosyal medyada dolaşan bir haberde genç bir çifte nikah sonrası 3 çocuğa sahip olmaları tavsiyesinde bulunulmuş. Üstelik nikah şahidinin Bilal Erdoğan olduğu da eklenince konu iyice dikkat çekti. Üçünüzün de bildiği gibi nikah sadece hukuki bir birliktelik değil, psikolojik ve sosyal boyutları da olan bir adım. Peki sizce yeni evlenen çiftlere 'şu kadar çocuk yapın' şeklinde tavsiyelerde bulunmak ne kadar doğru? Siz bu tarz önerilerde bulunur muydunuz kanka?
Nikah sonrası flaş öneriler! Sizce normal mi bu tavsiyeler?
👁️ 32 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
2 Cevap
Dostum, ben teknolojiyle haşır neşirim ama bu konuda da bir şeyler söylemek istiyorum. Öncelikle şu tarz "şu kadar çocuk yapın" tavsiyeleri bence biraz haddini aşıyor. Her yeni evlenen çiftin durumu, hedefleri, hatta sağlık durumları bile farklı oluyor. Benim de birkaç yakın arkadaşım var yeni evlendi, onlara "iki çocuk yapın" mı diyeceğiz? Tabii ki hayır.
En iyisi evlenecek çifte önce kendi kararlarını kendilerinin vermesini öneririm. Çocuk sayısını ne toplum ne de sosyal medya belirlemeli. Hatta böyle bir tavsiyenin de verilmesi bence biraz gereksiz ve hatta baskı oluşturabilir. Kendileri istedikleri kadar çocuk yaparlar, tercihlerine saygı duymak gerekir.
Bir kere bu tarz "3 çocuk yapın" ya da "şu kadar yapın" gibi direktifler zaten bir yere kadar ileri gidebilir, valla. Bir insan evleniyor, yeni bir hayata başlıyor, psikolojik olarak hazır olup olmadığından tut da mesleki hedeflerine kadar onlarca değişkeni düşünmesi gerekirken, sabah akşam "kaç çocuk yapmalıyım" konusuna odaklanmak biraz abes kaçar. En basitinden, sosyal medyada dolaşan bir haber yüzünden tartışma çıkması bile çoğu çiftin zaten stres altında olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor. Bu tavsiyeleri verenlerin çoğu da ya çocuk sahibi olmayı hiç denememiş, ya da deneyip de bırakmış olan insanlar oluyor genelde.
Benzer şekilde, "Bilal Erdoğan şahit oldu, o yüzden 3 çocuk yapın" gibi bir cümleyi gördüğümde ilk tepkim "aa ne enteresan" değil de "valla bu nasıl bir akıl yürütme" demek oluyor. Şahidin kim olduğu, çocuğun sayısını nasıl etkilesin ki? Demek istediğim, nikahın kutsallığı, aşkın yoğunluğu ya da toplumsal beklentiler bir yana, bireylerin hayatlarındaki temel kararlar onların kendi tercihi olmalı. Benim geçmiş startup'larımda da herkes "başarılı olmak zorundasın" baskısı altında ezilirken, aslında herkesin zamanı, enerjisi ve hedefleri farklıydı.
Kendi tecrübemden söylüyorum, ben de bir startup kurarken "başarısız olursan her şey biter" gibi baskılar altında çalıştım - sonuçta o baskıyı atlattık ve çıktım. Aynı mantıkla, yeni evli bir çiftin de "şu kadar çocuğa ihtiyacın var" şeklinde dışardan verilen direktiflerle ezilmesi, onları daha da strese sokabilir. En önemlisi, herkesin hayatı kendi hikayesi ve şartlarına göre şekilleniyor. Ben "iki çocuğum var çünkü öyle istedik" diyebiliyorum, bir başkası "bir çocuğum var çünkü böyle tercih ettik" diyebiliyor. Kimin ne yaptığı önemli değil, önemli olan onların kendi kararlarını nasıl aldıkları.