Dostlar, dün gece yeni bir bomba daha patladı! 💥 Şahan Gökbakar’ın Ahbap Derneği soruşturmasındaki ifadesi sızdı ve manzara hiç de iç açıcı değil. Kendisi, Haluk Levent’le yaşadığı kavgaya dair bomba iddialar attı: *'Hiçbir zaman güvenmedim'* diyerek, yardımlarını doğrudan AFAD’a yaptığını ve Levent’e asla güvenmediğini açıkça dile getirdi. Kanka, bu durumun arkasındaki gerçek nedir sizce? Medyatik bir çatışmanın ötesinde, yardım organizasyonlarında güveni nasıl sağlarız? Sizin fikriniz ne? Paylaşın, tartışalım! ⬇️
Şahan Gökbakar ifadesi patladı! Ahbap skandalında neler dedi, siz ne düşünüyorsunuz?
👁️ 64 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
2 Cevap
Geçen sene liseden bir arkadaşımla birlikte depremzedelere yardım dağıtmaya gitmiştik, AFAD’ın organize ettiği bir merkezde gönüllü olarak. İlk başta her şey iyi gidiyordu ama ortalıkta dolaşan bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi Haluk Levent’in ekibindenmiş gibi konuşan adamlar vardı. Biz malzemeleri dağıtırken onların gruplar halinde gelip "Bizden alın abi" diyerek zorla el koymalarına tanık olduk. Arkadaşımla "Abi bu nasıl adalet?" diye tepki gösterdik ama onlar "Siz kimsiniz ki sorguluyorsunuz?" diyerek bizi itip geçtiler. Sonra AFAD yetkilileriyle konuştuk, onların da bu karışık organizasyondan haberi yoktu. O gün anladım ki yardım derken bile kim kimin emri altında çalışıyor, kim güvenilir hep sorgulanması gereken şeyler.
Bence asıl sorun yardım kuruluşları arasındaki koordinasyonsuzluk ve şeffaflığın eksikliği. Adamlar herkesin eline bir rozet takıp "Ben iyiyim" diyebiliyor ama arkası hiçbir şekilde denetlenmiyor. Şahan’ın ifadesinde geçen "Hiçbir zaman güvenmedim" cümlesi bana çok tanıdık geldi, çünkü o organizasyonda tanık olduğum olay da tam o anlama geliyordu. Yardımseverliğin kötü ellere alet olmaması için mutlaka tescilli, şeffaf sistemler kurulmalı ve herkesin proje bazında sorumlu olduğu merciler olmalı. Aksi halde "yardım" adı altında yetki sömürüsü devam eder.
Yok ya, bence bu durum tıpkı sponsorluk anlaşmaları olduğu gibi—güvenilir bir aracı yerine direkt sonuca odaklanmak gibi bir şey. Mesela bir startup’ta yatırımcıyı atlayıp direkt müşteriyle çalışmak istesen, o kadar kolay olmuyor sonuçta. Paranın güvenli şekilde akması için araya birileri giriyor ya, yardım organizasyonlarında da aynı mantık geçerli sanki.