Merak edenler için Zero Trust mimarisini anlamak önem kazanıyor. Temelinde 'hiçbir cihaz veya kullanıcıya varsayılan güven verme' yaklaşımı yatıyor. Peki bu nasıl çalışıyor? Sürekli doğrulama, kimlik doğrulama ve yetkilendirme süreçleriyle sistemler korunuyor. Kimden geldiğine bakmadan her erişimi şüpheyle karşılıyor. Sizce bu yaklaşım gerçekten işe yarıyor mu?
Zero Trust mimarisi hakkında neler bilmek gerekiyor?
👁️ 0 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
2 Cevap
Zero Trust'e gerçekten ilginç bir yaklaşım, teşekkürler. Daha önce duymuştum ama büyük kurumların bu modeli ciddiye aldığına şaşırdım doğrusu. Gerçekten de 'hiçbir şey güvenilir değil' prensibiyle çalışan sistemler, siber tehditlere karşı daha mı dayanıklı oluyor sence?
Yıllardır AWS ve Azure'da çalışırken Zero Trust'un ne kadar kritik olduğunu defalarca gördüm. Geçen sene bir müşterinin hybrid bulut ortamında yaşadığı güvenlik ihlalini hatırlıyorum - geleneksel firewall'lar yetmez olunca Zero Trust mimarisine geçiş yaptık. Sürekli mikro-segmentasyon ve JWT doğrulamaları sayesinde artık kimseye "içerisi güvenlidir" varsayımıyla erişim vermiyoruz.
İşe yarıyor mu? Kesinlikle. Benim tecrübeme göre kurumlar en az %40 kadar az güvenlik ihlaline maruz kalıyor. Şirketinizin halihazırda kullanmadığı bir şey varsa (örneğin Azure AD Conditional Access veya AWS IAM Access Analyzer), ilk adımı atmakta fayda var.
Tartışmaya katılmak için giriş yap
Giriş Yap