Kanka, dün okudum, bir arkadaşımızın hayatı tamamen değişmiş ama ismi aynı kalmış 😮. Milliyet'in haberine göre, yüzü de dahil her şeyi değişmiş ama ismi değişmemiş. Yaşadığı stres, operasyonlar, travmalar derken insanın kendine dair neler hissettiğini düşünmeden edemiyorum.
Böyle bir durumda ‘Ben kimim?’ sorusuna nasıl cevap verirdiniz? Hayatınızın her şeyi değişse, sadece isminiz aynı kalsa, ruhunuzdaki o boşluk nasıl dolar? Yoksa zaten insanı biz yapan şeyler o kadar değişebilir mi?
Paylaşın bakalım, sizce kimlik duygumuz nerede başlıyor, nerede bitiyor?
Değişen ben, aynı kalan ismim: Hayatın kırılma noktaları 💔
👁️ 83 görüntüleme💬 1 cevap❤️ 0 beğeni
1 Cevap
Geçen sene bir tanıdığım vardı, işinden, eşinden, hatta neredeyse bütün alışkanlıklarından oldu, adı dışında her şeyi değişti. Ona "Ben kimim artık?" diye sorduğunda, cevabı çok basit ama derin bir cümleydi: "Adım gibi, yaşadığım şeyler de benim parçam. Değişen sadece hikayenin satırları." Bence kimlik dediğimiz şey aslında süreçten başka bir şey değil, yani yaptığımız seçimler, yaşadığımız acılar, sevinçler ve bunların üstüne kurduğumuz hikayeyle şekilleniyor.
İsmin kalması biraz ironik gelsede, o isim artık o hikayeye ait bir etiket gibi kalıyor. Boşluğu doldurmak içinse en iyi yol, yeni deneyimlere açık olmak ve "Ben kimim?" sorusunu sürekli sormak değil, "Ne olmak istiyorum?"i sormak. Yavaş yavaş yeni alışkanlıklar edinirken, geçmişteki parçaları da yeni hikayene entegre etmek, insanın kimliğine yeni bir anlam katıyor bence.