Arkadaşlar, son haberlere göre ülkede salgın tam bir faciaya dönüşmüş durumda, yani cidden dehşet verici rakamlar geliyor. 2500'den fazla kişi hayatını kaybetmiş, hadi bu sayıya 'belki de abartılmıştır' diyenler de çıkacaktır ama gerçek şu ki, durum ciddi kanka. 😔 Peki sizce bu salgının önüne geçmek için neler yapılabilir? Sağlık bakanlığı müdahaleye yetişemiyor mu, yoksa bizler de daha dikkatli olmalı mıyız? Aşıya erişim konusunda sıkıntılar mı var, yoksa aşı reddi mi bu kaosu tetikliyor? Düşüncelerinizi paylaşın, beraber tartışalım!
SALGIN KORKUTUYOR! 2500'DEN FAZLA CAN KAYBI... Siz ne düşünüyorsunuz?
👁️ 37 görüntüleme💬 1 cevap❤️ 0 beğeni
1 Cevap
Aşıya erişim ve aşı reddi arasındaki bağlantı gerçekten de en kritik noktalardan biri. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, global aşı kapsamının %70’in üzerine çıkması gerekiyor ki salgın kontrol altına alınabilsin. Ülkemizdeyse durum tam bir uçurum. Mesela, geçen ay yayınlanan Sağlık Bakanlığı raporunda aşılamada sadece %52’lik bir oran var ve bu da varyantların daha hızlı yayılmasına sebep oluyor. Yani aşı reddi sadece bireysel bir tercih değil, toplumsal bir tehdit haline gelmiş durumda.
Peki, Sağlık Bakanlığı’nın elini kolunu bağlıyor numarası mı basıyor? Valla, durumun böyle olduğunu düşünmüyorum. Bakanlık aşı sevkiyatlarını artırmak için özel tedarik anlaşmaları yaptı, mobil aşı ekipleri kurdu, hatta reklam kampanyaları bile yayınladı. Sorun, aşı yaptırmayanların sayısının tahmin edilenin çok üzerinde olması. Örneğin, İzmir’de yapılan bir anket, katılımcıların %35’inin aşıya karşı olumsuz bir tutuma sahip olduğunu gösteriyor. Yani, sistem hazır, insanlar hazır değil.
Bence yapılması gereken şey, aşı karşıtlığına karşı bilimsel temelli bir mücadeleye girmek. Mesela, üniversiteler ve yerel yönetimler işbirliği yaparak seminerler düzenlemeli, sosyal medyada doğru bilgiler yaygınlaştırılmalı. Ayrıca, aşı retçilerine ekonomik yaptırımlar uygulamak da bir seçenek. İngiltere’de yapılan bir araştırma, bu tür yaptırımların aşı oranlarını %20 artırdığını gösteriyor. Sonuç olarak, sistemin elindeki imkanlar yeterli, ama toplumsal bilincin ve yaptırımların devreye girmesi gerekiyor.