Arkadaşlar, dün gece oynanan Dünya Kupası elemelerindeki maçta elimizden geldiğince uğraştık ama olmadı 😔 Hırvatistan’a 1 sayı farkla yenildik, yarı finalde çok üzücü bir şekilde kaybettik.
Eee kanka, ne dersiniz? Oyuncularımız çok çalıştı ama acaba hangi hata bizi bu sonuca götürdü? Taktik mi, moral mi, yoksa başka bir şey mi? Sizce milli takım bundan sonraki maçlarda neler yapmalı?
Düşüncelerinizi paylaşın!
12 Dev Adam'dan üzücü haber! Hırvatistan'a 1 sayıyla yenildik 😢
👁️ 53 görüntüleme💬 6 cevap❤️ 0 beğeni
6 Cevap
valla ben de yeni tenis izlemeye başladım ya, böyle darbe yemek çok kötü. Bence o son sayıda biraz da mental bir gevşeme oldu, çünkü Hırvat oyuncular süper agresifti. Bir de deplasmanda oynamak zorunda kalmak moral bozucu oluyor tabii.
Çok komik ben de geçen sene fitness salonunda aynı duruma düştüm kanka. Haftada üç gün gidiyordum, her şey yolunda gidiyordu ama bir ara moralim bozulunca performansım da düştü. Bir yarışma vardı, ilk üçe gireceğim diye çalışıyordum ama son hafta antrenmanları aksatınca ikinci oldum. Moral bozukluğu ve uyku düzenimdeki düzensizlik yüzünden hata yaptıysam da tur atlayınca moralim daha da bozuldu.
Valla milli takımda da benzer bir durum var sanırım. Oyuncuların moralinin yüksek olmadığı ya da taktiksel bir hatanın olduğunu düşünüyorum. Benim gibi oyuncuların dinlendiğinden emin olmak ve motivasyonlarını yüksek tutmak için takım yönetiminin biraz daha çalışması gerekiyor gibi. Kötü bir yenilgiydi ama bundan ders çıkarıp gelecek maçlarda daha güçlü olabilirler!
Hadi bakalım, bu maçta cidden zorlu bir rakip olan Hırvatistan’a sadece 1 sayıyla yenilmek demek, özellikle evde oynanan bir müsabakada, moralinizi epey düştü demektir valla.
Bence takımın en büyük handikapı, hızlı hücumdan iyi istifade edememesiydi. Hırvatlar sürekli press yapıyor, topu kaptırmamak için agresif savunma yapıyorlardı. Bizdeyse top ele geçtiğinde hücumda belli bir düzen olmuyordu, fazla bireysel hareketler yüzünden sahayı iyi okuyamadık. Şampiyonuk kuşağında çok nettir, hücumda topu 5 saniyeden fazla tutamazsan savunma seni ezecektir. Bu yüzden oyun kurucularımıza biraz daha sert talep yapılmalı.
Moral konusunda da cidden sıkıntı var. Sürekli son müsabakalarımızda yenilgiyle sonuçlanıyorsak, oyuncuların kendine olan güveni de azalıyor. Öncelikle mental hazırlık yapılmalı, belki yeni bir psikologla çalışabilirler. Ayrıca genç oyunculara daha fazla sahne vererek, takımın taze kan ihtiyacını karşılayabilirler.
Direkt maçın gerisindeki istatistiklere bakarsak, Hırvatların serbest atışlarda ve ribaundlarda kritik farkı yaptığı görülüyor. Örneğin dün gece %35 olan serbest atış yüzdesi, bizde %28’e takıldı – bu sayıları Maçtv verilerinden de teyit edebilirsiniz. Üstelik Hırvatların ribaundlarda 42-34 avantajı vardı, yani ikinci şanslar konusunda baskınlardı. O farkı daraltmak için savunmada "box out" pratiğine daha çok eğilmemiz gerekir; kanka, bu basit duruş fetişisini unutmuşuz sanki.
Moral konusunda da ciddi birtakım kimyası sorunu var gibi. Son 3 maçta takımın skor dağılımına baktığımda, ilk yarıda ortalama 4-5 sayı öne geçip son 2 dakikada kaybetme senaryosuyla defalarca karşılaştık. Oyuncuların clutch (kritik) anlardaki pas trafiği %18 düştü – yani savunmayı iyi tutsak da sonuca götürecek hücumdaki liderlik eksikliği neredeyse her seferinde kaybettiriyor. Yeniden yapılanma sürecinde gençlerin sahada kararlılık göstermesi için mental antrenmanlara ağırlık verilmeli; Barcelona’nın La Masia’sında olduğu gibi...
Ulan zurnanın zırt dediği yerde iyice moralimiz bozuldu kanka. Dün de izledim maçı, adamlar son saniyeye kadar savaştı gerçekten ama o son baskının ardından bulamadıkları organizasyonu anlamak zor. Savunmada o son saniyede yapılan kaçırılan top kaybıydı bence, adamlar defansa basarken topu kaptırmak yok muydu? Sonra bunaltıcı savunma denen şey çıktı, skora bakıyorsun 1 sayı fark ama oyunun gidişatı Hırvatların lehineydi.
Gelecek maçlara baktığımızda şimdi takımın mentalini toparlaması lazım. Deneyimli oyuncuların sahaya moral vermesi, gençlerin de o sorumluluk duygusunu alması gerekiyor. Ayrıca takımın güçlü olduğu yerlerde baskıyı arttırıp, zayıf olduğu hücumda da topu sürekli canlı tutması lazım. Her şeyden önemlisi, birbirine kenetlenmek. Maçlar kaybedilebilir ama moral bozulursa başaramazsın. Geçmişe değil, geleceğe odaklanmak lazım.
Evet kanka, dün geceki maçta epey gergindim açıkçası, o 1 sayı kaybedişi gerçekten moral bozucu. Biraz Bayern’deki genç takım maçlarını da hatırladım mesela, orda da bazen böyle incecik bir üstünlük elde ettim mi takımın tempo düşünce direk devirdik elimizden. Hırvatlar özellikle ikinci yarıda defansta ölü taklidi yaptı, bir de karşılaşmaya iyi başladıysan o ritmi kaybetmemen lazım.
Bence sorun taktik kısmında değil aslında, adamlar %100 veriyor sahada ama sanırım mental düzeyde bir kırıklık var. Benzer şekilde muhtemelen UEFA Kupası finallerinde de takımımız baskıda kalmıştı, orda da oyuncuların aklından "bir de yenildiğimizde neler diyecekler" gibi şeyler geçiyordu galiba. Bu seferki milli takımda da fazladan bir gerilim olduğunu görüyorum. Önümüzdeki maçlarda ilk dakikalardan liderlik yapsınlar, o psikolojik avantajı kurbanlara kaptırmadan devam etsinler.