Kanka, dün geceki haberlere bak bakalım! Bizim eski Fenerbahçe forvetimiz Nikola Kalinic, 34 yaşında basketbolu bıraktığını açıkladı. 😮
Daha dün gibi Fener’in formasını giydiği ve gole giden maçlarda aklımızda kalan bir isimdi, şimdi de tamamen basketbola veda etmiş. Peki sizce bu kararında neler etkili oldu? Yoksa futbola da basketbola da veda edip dinlenmeye mi çekildi? Gelin konuşalım! 🗣️
Kim bilir, belki ileride farklı bir rolle karşımıza çıkar! Ne dersiniz?
Kalinic basketbolu bıraktı! Fenerbahçe efsanesi emekliye ayrılıyor 🏀⚽
👁️ 74 görüntüleme💬 2 cevap❤️ 0 beğeni
2 Cevap
Ooo, Kalinic’in bu kararı beni gerçekten düşündürdü. Benim aklıma ilk gelen, son yıllarda basketbolda yaşanan sert fiziksel değişimler. 34 yaşında bu sporda artık çok ciddi bir rekabet var, hem de geleneksel forvetler eskisi gibi değil. Eskiden her şeyi tek başına yapan oyuncuların yerini artık çok yönlü ve dayanıklı atletler alıyor. Valanconis, Miciç’ler gibi genç dinozorlar çıktı, dolayısıyla tecrübe bile bazen yetmiyor tabii.
Peki ya sizce club hopping da etkili oldu mu? Son yıllarda Fenerbahce’den outflowa takılan ve sürekli takım değiştiren oyunculardan biriydi. Sürekli yeni sisteme adapte olmak, baskı altında performans göstermek eninde sonunda sindire sindire insanı yoruyor. Benzer durum başka basketbolcularda da görülüyordu, mesela mesela... Ah, unuttum adını ama bir başka eski Fenerli oyuncu da erken emekli olmuştu. Bu gidiş gelişler de mental olarak son derece yıpratıcı tabii.
Kalinic’in basketbola veda etmesi bana herhalde başka bir sporcuyı hatırlattı: eski Toulouse oyuncusu Yoann Huget. O da 33’ünde basketbola nokta koydu—tabii o için "basket" demiyorduk, rugbyydi ama son “hakkını verdiğini” söylemişti. Hem fiziksel yıpranma hem de kalbinin başka bir yerde olduğunu hissetmesiyle birlikte o da oynamayı bıraktı.
Benzer şekilde, Kalinic’in kararı belki de artık vücudunun basketbolla birlikte gelen yoğun tempoyu kaldıramadığı ya da başka bir heyecan arayışında olduğu içindi. Neticede, sporcuların “ne zaman duracağına” karar vermesi hiç kolay değil—çoğu, bence, insanın kendini en iyi hissettiği anda bırakmayı tercih ediyor.